“5 kilo vermem lazım.”
“Bu ayın sonunda 3 beden küçülmeliyim.”
“Düğüne kadar 8 kilo gitmeli.”
Kilo verme yolculuğunda en sık kurulan cümleler, genellikle net ve ölçülebilir hedeflerle doludur. Hedefler bize yön verir, ancak her zaman yeterli midir?
Ya o hedefin peşinden koşarken süreci gözden kaçırıyorsak?
Bu yazıda, sadece bir hedefe ulaşmayı değil, süreci sevmeyi ve benimsemeyi neden önceliklendirmemiz gerektiğini inceliyoruz. Çünkü sürdürülebilir değişim, yalnızca sonuçla değil; süreçle barışmakla mümkün olur.
Hedef Koymanın Gücü
1. Yön Belirler
Hedefler, bize bir rota sunar. Nereye gitmek istediğimizi bilmek önemlidir. Örneğin:
-
Haftada 3 gün yürüyüş yapmak
-
Günlük 2 litre su içmek
-
Akşamları televizyon karşısında atıştırmalık yememek
Bunlar hem ulaşılabilir hem de net hedeflerdir.
2. Ölçülebilirlik Sağlar
Hedefler, gelişimimizi izlememizi sağlar. Ne kadar ilerlediğimizi, ne kadar kaldığını görmek motivasyonu canlı tutar.
3. Başarı Duygusu Yaratır
Bir hedefe ulaştığınızda hissettiğiniz “başardım” duygusu, sonraki adımlar için güçlü bir motor işlevi görür.
Peki, Hedef Yeterli mi?
1. Hedefe Ulaştıktan Sonra Ne Olur?
Birçok kişi için “hedef” bittiğinde, süreç de biter.
Örnek:
-
8 kilo verdikten sonra eski yeme düzenine dönmek
-
Hedefe ulaşınca sporu bırakmak
Bu da verilen kilonun yeniden alınmasına, hatta daha fazlasına yol açabilir.
2. Hedefin Süreci Zehirlemesi
Bazı hedefler, özellikle kısa sürede çok şey bekleyen hedefler süreci zehirleyebilir:
-
“1 ayda 10 kilo vermezsem başarısızım”
-
“3 gün kaçırırsam her şey bozulur”
Bu düşünceler süreci dayanılmaz hale getirir ve hedefin kendisi baskıya dönüşür.
Süreci Sevmek Neden Önemlidir?
1. Alışkanlıkları Kalıcı Hale Getirir
Sadece sonuca odaklandığınızda, uyguladığınız şey bir “zorunluluk” gibi hissedilir. Ancak süreci benimsediğinizde, bu bir yaşam biçimine dönüşür.
-
Yürüyüş sadece kalori yakmak değil, zihni dinlendirmek olur
-
Yemek hazırlamak sadece diyet menü değil, bedenine saygı sunmak olur
2. Duygusal Dayanıklılık Sağlar
Süreç boyunca karşılaşılan zorluklar kaçınılmazdır. Ancak süreci seven bireyler, bu zorluklara daha dayanıklıdır. Çünkü hedefe ulaşmak değil, yolda kalmak motivasyon kaynağıdır.
3. Kendiyle Bağ Kurmak
Sürece odaklanmak, kişinin kendini tanımasını sağlar:
-
Neye ihtiyaç duyuyorum?
-
Ne zaman tıkanıyorum?
-
Hangi davranışlar beni rahatlatıyor?
Bu farkındalık, sağlıklı alışkanlıkları destekler.
Hedef mi Süreç mi? Doğru Soru Şu Olmalı: İkisini Nasıl Birleştiririm?
1. Esnek ve Anlamlı Hedefler Belirlemek
-
“Ayda 4 kilo vermeliyim” yerine “Her gün 10.000 adım atmaya çalışacağım”
-
“Yazın bikini giymek için zayıflamalıyım” yerine “Daha enerjik hissetmek istiyorum”
2. Süreç Odaklı Kutlamalar
Hedefe ulaşınca değil, sürece sadık kaldıkça kendinizi tebrik edin.
-
1 hafta boyunca düzenli su içtiyseniz
-
3 gün üst üste evde yemek hazırladıysanız
-
Akşam duygusal yeme krizini yönettiyseniz
Bunlar kutlamayı hak eden adımlardır.
3. Geriye Bakmak Yerine Şu Anı Yaşamak
Hedefe ulaşıp ulaşmadığınız kadar, şu anda ne yaptığınız da önemli.
Her gün, hedefinize biraz daha yaklaşan bir gün olabilir.
Diyetisyen Aslı Aktürk ile Hedefinizi Süreçle Birleştirin
Ben Diyetisyen Aslı Aktürk olarak, danışanlarımın yalnızca tartıdaki rakama değil; hayatlarının içine yerleşen alışkanlıklara da odaklanmalarını sağlıyorum.
Çünkü kalıcı değişim, sadece hedef koymakla değil, o hedefe giden yolda kendini tanımak, düşse bile kalkabilmek ve süreci sevip benimsemekle mümkündür.
Sizi rakamlara sıkıştırmayan, sizi sadece hedefinize değil, kendinize yaklaştıran bir beslenme yolculuğu için birlikte çalışalım.