Hedef Koymak mı, Süreci Sevmek mi?

“5 kilo vermem lazım.”
“Bu ayın sonunda 3 beden küçülmeliyim.”
“Düğüne kadar 8 kilo gitmeli.”

Kilo verme yolculuğunda en sık kurulan cümleler, genellikle net ve ölçülebilir hedeflerle doludur. Hedefler bize yön verir, ancak her zaman yeterli midir?
Ya o hedefin peşinden koşarken süreci gözden kaçırıyorsak?

Bu yazıda, sadece bir hedefe ulaşmayı değil, süreci sevmeyi ve benimsemeyi neden önceliklendirmemiz gerektiğini inceliyoruz. Çünkü sürdürülebilir değişim, yalnızca sonuçla değil; süreçle barışmakla mümkün olur.

Güncel Beslenme Trendleri 2025

Hedef Koymanın Gücü

1. Yön Belirler

Hedefler, bize bir rota sunar. Nereye gitmek istediğimizi bilmek önemlidir. Örneğin:

  • Haftada 3 gün yürüyüş yapmak

  • Günlük 2 litre su içmek

  • Akşamları televizyon karşısında atıştırmalık yememek

Bunlar hem ulaşılabilir hem de net hedeflerdir.

2. Ölçülebilirlik Sağlar

Hedefler, gelişimimizi izlememizi sağlar. Ne kadar ilerlediğimizi, ne kadar kaldığını görmek motivasyonu canlı tutar.

3. Başarı Duygusu Yaratır

Bir hedefe ulaştığınızda hissettiğiniz “başardım” duygusu, sonraki adımlar için güçlü bir motor işlevi görür.

Peki, Hedef Yeterli mi?

1. Hedefe Ulaştıktan Sonra Ne Olur?

Birçok kişi için “hedef” bittiğinde, süreç de biter.
Örnek:

  • 8 kilo verdikten sonra eski yeme düzenine dönmek

  • Hedefe ulaşınca sporu bırakmak

Bu da verilen kilonun yeniden alınmasına, hatta daha fazlasına yol açabilir.

2. Hedefin Süreci Zehirlemesi

Bazı hedefler, özellikle kısa sürede çok şey bekleyen hedefler süreci zehirleyebilir:

  • “1 ayda 10 kilo vermezsem başarısızım”

  • “3 gün kaçırırsam her şey bozulur”

Bu düşünceler süreci dayanılmaz hale getirir ve hedefin kendisi baskıya dönüşür.

Süreci Sevmek Neden Önemlidir?

1. Alışkanlıkları Kalıcı Hale Getirir

Sadece sonuca odaklandığınızda, uyguladığınız şey bir “zorunluluk” gibi hissedilir. Ancak süreci benimsediğinizde, bu bir yaşam biçimine dönüşür.

  • Yürüyüş sadece kalori yakmak değil, zihni dinlendirmek olur

  • Yemek hazırlamak sadece diyet menü değil, bedenine saygı sunmak olur

2. Duygusal Dayanıklılık Sağlar

Süreç boyunca karşılaşılan zorluklar kaçınılmazdır. Ancak süreci seven bireyler, bu zorluklara daha dayanıklıdır. Çünkü hedefe ulaşmak değil, yolda kalmak motivasyon kaynağıdır.

3. Kendiyle Bağ Kurmak

Sürece odaklanmak, kişinin kendini tanımasını sağlar:

  • Neye ihtiyaç duyuyorum?

  • Ne zaman tıkanıyorum?

  • Hangi davranışlar beni rahatlatıyor?

Bu farkındalık, sağlıklı alışkanlıkları destekler.

Hedef mi Süreç mi? Doğru Soru Şu Olmalı: İkisini Nasıl Birleştiririm?

1. Esnek ve Anlamlı Hedefler Belirlemek

  • “Ayda 4 kilo vermeliyim” yerine “Her gün 10.000 adım atmaya çalışacağım”

  • “Yazın bikini giymek için zayıflamalıyım” yerine “Daha enerjik hissetmek istiyorum”

2. Süreç Odaklı Kutlamalar

Hedefe ulaşınca değil, sürece sadık kaldıkça kendinizi tebrik edin.

  • 1 hafta boyunca düzenli su içtiyseniz

  • 3 gün üst üste evde yemek hazırladıysanız

  • Akşam duygusal yeme krizini yönettiyseniz

Bunlar kutlamayı hak eden adımlardır.

3. Geriye Bakmak Yerine Şu Anı Yaşamak

Hedefe ulaşıp ulaşmadığınız kadar, şu anda ne yaptığınız da önemli.

Her gün, hedefinize biraz daha yaklaşan bir gün olabilir.

Diyetisyen Aslı Aktürk ile Hedefinizi Süreçle Birleştirin

Ben Diyetisyen Aslı Aktürk olarak, danışanlarımın yalnızca tartıdaki rakama değil; hayatlarının içine yerleşen alışkanlıklara da odaklanmalarını sağlıyorum.

Çünkü kalıcı değişim, sadece hedef koymakla değil, o hedefe giden yolda kendini tanımak, düşse bile kalkabilmek ve süreci sevip benimsemekle mümkündür.

Sizi rakamlara sıkıştırmayan, sizi sadece hedefinize değil, kendinize yaklaştıran bir beslenme yolculuğu için birlikte çalışalım.

Belki defalarca başladınız… belki de hep bir şeyler eksik kaldı. Diyet listeleri indirildi, kalori hesapları yapıldı, spor salonlarına gidildi ama sürdürülemedi. Çünkü sağlıklı yaşam bir ezber değil, sizinle birlikte şekillenen bir süreçtir. Diyetisyen Aslı Aktürk olarak, yalnızca liste vermekle kalmıyorum; size özel, yaşam tarzınıza uyumlu, psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlarınızı dikkate alan bir yaklaşım sunuyorum. Hedefiniz ister kilo vermek, ister hormon dengenizi yeniden kurmak, isterse bağırsak sağlığınızı iyileştirmek olsun, ben sizin yanınızdayım. Sizi tanımadan, hayatınızı dinlemeden, yargılamadan sadece neyin “işe yaradığını” değil, neyin “size iyi geldiğini” birlikte buluyoruz.

Zamanla yarışırken kendinizi ihmal ettiğinizi fark ediyorsanız, yalnız değilsiniz. Modern yaşamın hızlı temposunda çoğu zaman önceliklerimiz değişiyor, fakat bedenimizin verdiği sinyaller bir şekilde kendini hatırlatıyor. Uyandığınızda yorgun hissediyorsanız, öğün atlarken vicdan azabı duyuyorsanız ya da tartıdaki sayı bir döngü gibi inip çıkıyorsa, bu yalnızca “beslenme sorunu” değil; yaşamla kurduğunuz dengenin bozulduğunu gösterir. İşte tam da bu noktada birlikte yeniden inşa edebileceğimiz bir yolculuk başlıyor. Size özel analizlerle, bilimsel temelli ama esnek bir sistemle, hem ruhunuza hem bedeninize iyi gelecek bir denge kuruyoruz. Çünkü her bedene aynı reçete yazılamaz; siz eşsizsiniz, yolculuğunuz da öyle olmalı.

Kendinize yatırım yapmanın zamanı geldi. Ertelediğiniz her başlangıç, sizi biraz daha yoran bir alışkanlığa dönüşmesin. Bugün, hayatınızda bir fark yaratmak için doğru gün olabilir. Eğer hazırsanız, ister danışmanlık ofisimde yüz yüze, ister Türkiye’nin ya da dünyanın herhangi bir yerinden online olarak buluşabiliriz. İlk görüşmemizde sadece kilo değil; uykunuzdan stres düzeyinize, sosyal alışkanlıklarınızdan günlük rutinlerinize kadar her şeyi birlikte analiz ediyoruz. Hemen bana ulaşabilir, size özel süreci başlatabilirsiniz. Sizin hikâyeniz önemli, çünkü sağlık sadece bir hedef değil; her sabah uyanırken hissettiğiniz huzurun ta kendisidir.

Aslı Aktürk Altlık.jpg
 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir