“Eşim artık şikâyet etmesin diye diyet yapıyorum.”
“Instagram’da güzel görünmek istiyorum.”
“Annemin ısrarıyla başladım.”
Bu cümleler size tanıdık geliyorsa, bu yazı tam size göre.
Kilo verme, beslenme düzeni oluşturma ya da yaşam tarzı değiştirme süreci özgün bir karara dayanmadığında, sürdürülebilirlikten uzaklaşır. Peki, başkası için diyet yapmak neden riskli?
Bu yazıda, kendi iradesi dışında motive olan bireylerin karşılaştığı psikolojik baskılar, yeme davranışlarındaki bozulmalar ve uzun vadeli sonuçları detaylıca inceliyoruz.
Niyetin Kaynağı Sürdürülebilirliği Belirler
1. İçsel mi, Dışsal mı?
Bir değişimin sürdürülebilirliği, onun kaynağının nereden geldiğiyle yakından ilgilidir.
İki temel motivasyon türü vardır:
-
İçsel motivasyon: Kişi kendini iyi hissetmek, sağlığına kavuşmak ya da kendi kararıyla başlar.
-
Dışsal motivasyon: Başkalarının baskısı, beklentisi ya da onayıyla harekete geçilir.
Dışsal motivasyon, kısa vadede etkili olabilir. Ancak uzun vadede içsel tatmin sağlamaz.
2. Geçici Başarı – Kalıcı Hayal Kırıklığı
Başkası için diyet yapan bireyler:
-
Süreç boyunca stres hisseder
-
Başarısızlık durumunda kendini yetersiz hisseder
-
Hedefe ulaşsa bile, kalıcılık sağlanamaz çünkü sahiplenme yoktur
Psikolojik Etkiler: Kime İspatlamaya Çalışıyorsun?
1. Onay Arayışı
Diyetin amacı çoğu zaman birine “bak ben değiştim” demektir. Ancak bu bir noktadan sonra benlik değerine zararverebilir. Kişi, kendi için değil, başkalarının gözündeki değerini yükseltmek için çabalar.
Bu da yeme davranışlarını:
-
Düzensizleştirir
-
Suçluluk ve utanç döngüsüne iter
-
Kontrol kaybına yol açar
2. Stres ve Anksiyete
Başkası için yapılan diyet, bireyde sürekli bir gözlem altında olma hissi yaratır.
Yani kişi “hakkında ne düşünülüyor?” baskısıyla yeme davranışlarını kontrol etmeye çalışır. Bu durum:
-
Anksiyete artışı
-
Sosyal yemeklerden kaçınma
-
Gizli yeme davranışı
gibi sorunları beraberinde getirir.
Davranışsal Riskler
1. Aşırıya Kaçmak
Başkası için yapılan diyetler, hızlı sonuç beklentisi doğurur. Bu da aşırı kısıtlama, şok diyetler, detokslar gibi sağlıksız yaklaşımları beraberinde getirir.
Bu tür yöntemler, hem metabolik hem psikolojik bozulmalara yol açar.
2. Kendi Sınırlarını Tanıyamamak
İçsel bir farkındalık gelişmediği için birey ne zaman doyduğunu, neye ihtiyacı olduğunu fark edemez. Kendi vücuduna yabancılaşır.
Sosyal İlişkilerin Bozulması
Diyetin sosyal çevreye göre şekillenmesi, bireyin ilişkilerini de olumsuz etkileyebilir. Örneğin:
-
Her aile yemeğinde huzursuzluk yaşanabilir
-
Partnerle yaşanan tartışmalar artabilir
-
Diyeti desteklemeyen çevreyle çatışmalar oluşabilir
Bu da kişide izolasyon hissi doğurur. Diyet yapmak bir “cezaya” dönüşür.
Peki, Çözüm Nedir?
1. İçselleştirilmiş Hedef Belirleme
Kendin için ne istediğini tanımlamak çok önemlidir. Soru şu olmalı:
Ben bu diyeti neden yapmak istiyorum?
Soruya dürüst cevaplar bulundukça süreç daha anlamlı hale gelir.
2. Küçük ve Anlamlı Başlangıçlar
-
Kendi ihtiyaçlarına göre beslenme düzeni oluştur
-
Seni mutlu eden sağlıklı yiyeceklerle plan yap
-
Hedefin sadece kilo değil, sağlıklı hissetmek olsun
3. Sosyal Destek Ama Baskısız
Yakın çevrenin desteği önemli olabilir, ancak bu destek asla zorlayıcı, eleştirel ya da yönlendirici olmamalıdır.
Destek “nasılsın, ihtiyacın var mı?” şeklinde olmalı, “kaç kilo verdin?” şeklinde değil.
Diyetisyen Aslı Aktürk ile Kendin İçin Yola Çık
Ben Diyetisyen Aslı Aktürk olarak, danışanlarıma sadece kilo verdirmeyi değil, bu süreci kendileri için anlamlı kılmayıhedefliyorum. Çünkü başkaları için yapılan diyetler, bir noktada kırılır. Ancak kişi kendi için yürümeye karar verdiğinde, bu yol kalıcı olur.
İçsel motivasyonu birlikte keşfetmek, vücudunuzla yeniden sağlıklı bir bağ kurmak ve bu süreci kendi yolculuğunuz haline getirmek istiyorsanız, yanınızdayım.
Çünkü bu değişim, sadece tartıda değil; zihninizde ve ruhunuzda başlar.