Neden Hep Pazartesi Başlarız?

Pazartesi sendromu sadece işe dönüşle mi sınırlı? Peki ya beslenme alışkanlıklarımız? Neden diyete, spora, sağlıklı yaşama hep “Pazartesi” günü başlamaya şartlanırız? Cuma günü biraz fazla kaçırdığımızda neden “artık Pazartesi telafi ederim” deriz?

Bu yazı, Pazartesiye yüklenen anlamı sorguluyor. Sadece haftanın ilk günü değil, aynı zamanda yeni bir sayfa, temiz bir başlangıç olarak kodlanan bu günün psikolojisini, davranış kalıplarını ve ardında yatan bilinçdışı süreçleri tüm yönleriyle ele alacağız.

İsviçre'deki Türk Gençler İçin Sınav Stresi ve Beslenme

“Pazartesi Başlarım” Cümlesi Ne Anlatır?

1. Yeniden Başlama Arayışı

İnsan zihni, geçmiş hataları telafi edebilmek için geleceğe dair net sınırlar koyar. Pazartesi, bu sınırların en yaygın sembolüdür.
“Bugün yedim ama Pazartesi başlıyorum” diyerek kişi aslında:

  • Hatalarını kabul ettiğini,

  • Yeniden başlayabileceğini,

  • Kendine yeni bir şans tanıdığını düşünür.

Bu bir nevi vicdan rahatlatma mekanizmasıdır.

2. Suçlulukla Karışık Erteleme

Pazartesi başlangıçları çoğu zaman bugünden kaçış içerir.
“Kendimi toparlayacağım ama şimdi değil.”
Bu da, gerçek bir dönüşümden çok zaman kazanma çabasıdır.

3. Mükemmel Başlangıç Takıntısı

Pazartesi, haftanın ilk günü olduğu için temiz, organize, düzenli başlamak isteyenler için semboliktir. Ancak bu, “ya hep ya hiç” tuzağını da beraberinde getirir.

  • Eğer Pazartesi başlamadıysa, haftanın geri kalanı da “çöpe gider.”

  • Minik bir kaçamakta tüm süreç terk edilir.

Bu noktada, başlangıç günü değil, süreklilik önem kazanır.

Pazartesi Mitine Karşı Gerçekler

1. Başlamak İçin Gün Beklemeye Gerek Yok

Değişim için illa Pazartesi’yi beklemeye gerek yok. Aslında her yeni gün, hatta her yeni öğün bile bir fırsattır.

“Bir sonraki öğün bile yeniden başlamak için yeterlidir.”

2. Ertelemek Motivasyon Yaratmaz

Zaman içinde ertelenen her hedef, zihinde “zor” olarak etiketlenir. Pazartesiye atılan her adım, sonunda stresle ve baskıyla dolu bir sürece dönüşebilir.

3. Dönüşüm Günle Değil, Farkındalıkla Başlar

Hangi gün olduğundan bağımsız olarak, içsel olarak hazır olduğunuzda sürece başlamak çok daha kalıcıdır.

Pazartesi Psikolojisinin Derininde Ne Var?

1. Suçluluk Temelli Motivasyon

Hafta sonu yediklerinden pişmanlık duyan kişi, bir “temizlik” arzusu hisseder. Pazartesi bu temizliği sembolize eder.
Ancak suçluluk, sürdürülebilir bir motivasyon kaynağı değildir.

2. Sosyal Kabul Arayışı

Toplumda “Pazartesi diyete başlamak” bir norm haline gelmiştir. Kişi kendini bu akıma dahil ederek aidiyet hissi yakalamaya çalışır.

3. Değişime Duyulan Kaygı

Değişim konfor alanını bozar. Pazartesi gibi sembollere sığınmak, bu değişimi daha planlı ve kontrollü hale getirme çabasıdır.

Pazartesi Tuzağından Nasıl Çıkılır?

1. Anı Fark Et

Diyet ya da sağlıklı yaşam süreci için illa haftanın belirli bir günü olmasına gerek yok. Karar verdiğiniz an, en doğru zamandır.

2. Küçük Değişimlerle Başla

Pazartesiye büyük planlarla başlamak, daha fazla baskı yaratır. Onun yerine küçük ve uygulanabilir adımlarla ilerlemek daha sürdürülebilirdir.

  • Bugün sadece 1 bardak fazla su iç

  • Bir sonraki öğünü biraz daha dengeli planla

  • Hareket etmeye 10 dakikalık yürüyüşle başla

3. Kendine Zaman Tanı

“Pazartesi başladım, Cuma ideal kiloda olmalıyım” baskısından uzaklaş. Değişim zaman alır ve bu çok doğaldır.

Gerçek Başlangıç: İçsel Karar

Haftanın günleri değil, niyet ve devamlılık belirleyicidir. Gerçek değişim;

  • Tartıdaki sayıyla değil,

  • Ne yediğinizle değil,

  • Hangi gün başladığınızla değil;

Süreklilikle, kararlılıkla ve özşefkatle olur.

Diyetisyen Aslı Aktürk ile Başlangıçlar Sadece Pazartesiye Sıkışmaz

Ben Diyetisyen Aslı Aktürk olarak, danışanlarıma “mükemmel Pazartesiler” değil, gerçek, sürdürülebilir değişimlervaat ediyorum. Çünkü önemli olan günü değil, süreci yönetmek.

Pazartesiye yüklenen baskı yerine, her günü fırsata çeviren bir yolculuk istiyorsanız birlikte çalışabiliriz. Bugün, şimdi, şu an yeni bir başlangıç için en doğru zaman olabilir.

Haydi ertelemeden, suçluluk duymadan, yargılamadan başlamak için doğru yerdesiniz.

Belki defalarca başladınız… belki de hep bir şeyler eksik kaldı. Diyet listeleri indirildi, kalori hesapları yapıldı, spor salonlarına gidildi ama sürdürülemedi. Çünkü sağlıklı yaşam bir ezber değil, sizinle birlikte şekillenen bir süreçtir. Diyetisyen Aslı Aktürk olarak, yalnızca liste vermekle kalmıyorum; size özel, yaşam tarzınıza uyumlu, psikolojik ve fiziksel ihtiyaçlarınızı dikkate alan bir yaklaşım sunuyorum. Hedefiniz ister kilo vermek, ister hormon dengenizi yeniden kurmak, isterse bağırsak sağlığınızı iyileştirmek olsun, ben sizin yanınızdayım. Sizi tanımadan, hayatınızı dinlemeden, yargılamadan sadece neyin “işe yaradığını” değil, neyin “size iyi geldiğini” birlikte buluyoruz.

Zamanla yarışırken kendinizi ihmal ettiğinizi fark ediyorsanız, yalnız değilsiniz. Modern yaşamın hızlı temposunda çoğu zaman önceliklerimiz değişiyor, fakat bedenimizin verdiği sinyaller bir şekilde kendini hatırlatıyor. Uyandığınızda yorgun hissediyorsanız, öğün atlarken vicdan azabı duyuyorsanız ya da tartıdaki sayı bir döngü gibi inip çıkıyorsa, bu yalnızca “beslenme sorunu” değil; yaşamla kurduğunuz dengenin bozulduğunu gösterir. İşte tam da bu noktada birlikte yeniden inşa edebileceğimiz bir yolculuk başlıyor. Size özel analizlerle, bilimsel temelli ama esnek bir sistemle, hem ruhunuza hem bedeninize iyi gelecek bir denge kuruyoruz. Çünkü her bedene aynı reçete yazılamaz; siz eşsizsiniz, yolculuğunuz da öyle olmalı.

Kendinize yatırım yapmanın zamanı geldi. Ertelediğiniz her başlangıç, sizi biraz daha yoran bir alışkanlığa dönüşmesin. Bugün, hayatınızda bir fark yaratmak için doğru gün olabilir. Eğer hazırsanız, ister danışmanlık ofisimde yüz yüze, ister Türkiye’nin ya da dünyanın herhangi bir yerinden online olarak buluşabiliriz. İlk görüşmemizde sadece kilo değil; uykunuzdan stres düzeyinize, sosyal alışkanlıklarınızdan günlük rutinlerinize kadar her şeyi birlikte analiz ediyoruz. Hemen bana ulaşabilir, size özel süreci başlatabilirsiniz. Sizin hikâyeniz önemli, çünkü sağlık sadece bir hedef değil; her sabah uyanırken hissettiğiniz huzurun ta kendisidir.

Aslı Aktürk Altlık.jpg
 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir