Kilo verme süreci bir noktada yavaşladığında çoğumuzun aklına ilk gelen şu olur:
“Metabolizmam yavaşladı, artık kilo veremiyorum.”
Ama bu gerçekten böyle mi?
Yoksa motivasyonumuzu, inancımızı ve sabrımızı kaybettiğimizde bahane olarak “metabolizma”yı mı öne sürüyoruz?
Bu yazıda, kilo verme sürecindeki duraklamaların ardındaki biyolojik gerçekleri, psikolojik engelleri ve bu ikisi arasındaki karmaşık etkileşimi detaylıca ele alacağız. Çünkü bazen asıl sorun bedende değil, zihinde başlar.
Metabolizma Nedir ve Neden Suçlanır?
Tanım Olarak Metabolizma
Metabolizma, vücudunuzun yaşamsal faaliyetlerini sürdürmek için harcadığı enerjidir. Bu enerji ihtiyacı, bazal metabolizma hızı (BMR) olarak adlandırılır.
-
Kadınlarda genellikle 1200-1600 kcal
-
Erkeklerde genellikle 1500-1800 kcal civarındadır
Elbette yaş, kas oranı, hormonal yapı, tiroit fonksiyonları gibi faktörler bu rakamı etkiler.
Metabolizma Gerçekten Yavaşlar mı?
Evet, belirli durumlarda metabolizma yavaşlayabilir:
-
Aşırı düşük kalorili diyetler
-
Hızlı kilo kaybı
-
Kas kaybı
-
Yaşlanma
-
Hormonal dengesizlikler (özellikle tiroit ve insülin)
Ama bu değişimler genellikle ani ve dramatik değildir. Çoğu durumda “yavaşlayan metabolizma” olarak algıladığımız şey, sürece olan inancımızın azalmasıdır.
Sabırsız Beyin: Neden Sonuçları Hemen Görmek İsteriz?
İnsan beyni ödül odaklı çalışır. Kilo verdiğimizde, tartıda rakam düştüğünde bu bir “ödül”dür. Ama birkaç gün ya da hafta aynı kiloda kaldığımızda beyin bu ödülü alamaz ve “çalışmıyor, pes et” mesajı verir.
Bunun Altında Yatan Nedenler:
-
Dijital çağda her şeyin hızlı olması
-
Sosyal medyada mucizevi değişim hikayeleri
-
Gerçekçi olmayan beklentiler
-
Sabırsızlıkla şekillenen hedefler
Bu durumda kişi, süreci yarıda bırakır, kendini suçlar ve çoğu zaman “benim metabolizmam yavaş” diyerek konuyu kapatır.
Tartıda Değişiklik Olmasa da Değişen Şeyler Var
Tartıdaki sayı sabit kalabilir, hatta bazen artabilir. Ancak:
-
Kas artışı olduğunda kilo artar ama yağ oranı düşer
-
Regl dönemi, stres, az su tüketimi ödem yapar
-
Sindirim sisteminin doluluk durumu etkili olur
-
Uyku düzensizlikleri vücudu etkiler
Yani tartıda görünen sayıya odaklanmak, sürecin tamamını ölçmek değildir. Bu yüzden tartı değil, ölçümler, fotoğraflar, kıyafetler ve enerji seviyeleri daha sağlıklı göstergelerdir.
Durağan Dönemler Neden Olur?
1. Adaptasyon Dönemi
Vücut kalori açığını bir süre sonra fark eder ve harcamalarını azaltarak duruma adapte olur. Bu, biyolojik bir hayatta kalma refleksidir.
2. Rutinlerin Değişmemesi
Vücut, aynı egzersizleri ve beslenme tarzını alışkanlık haline getirdiğinde artık daha az enerji harcar. Değişim için uyaran gerekir.
3. Gizli Kalori Alımları
Ölçüsüz sağlıklı atıştırmalıklar, kahveye eklenen krema, “küçük bir ısırık” gibi detaylar kalori dengesini etkileyebilir.
4. Psikolojik Tükenme
Sürekli hesap yapmak, kendini kısıtlamak, tartıya bağımlı yaşamak zihinsel yorgunluk yaratır. Bu da sabırsızlığa yol açar.
Psikolojik Sabotaj: “Olmuyorsa Bırakayım Gitsin”
Diyetin işe yaramadığını düşünmek, vücudun değil zihnin yorgunluğunun işaretidir. Şu cümleler sık duyulur:
-
“Artık hiçbir şey değişmiyor.”
-
“Bunu daha önce de denedim, işe yaramadı.”
-
“İki gün dikkat ettim, tartı aynı.”
-
“Benim metabolizmam çok yavaş.”
Bu düşünceler tekrarlandıkça kişi kendi sürecini sabote eder. Halbuki çözüm, farkındalıkla ilerlemek, strateji değiştirmek ve sabırla devam etmektir.
Ne Zaman Gerçekten Metabolizma Testi Gerekir?
Aşağıdaki belirtiler eşlik ediyorsa, bir uzmana başvurmak yerinde olur:
-
Aşırı yorgunluk
-
Sürekli kabızlık
-
Soğuğa tahammülsüzlük
-
Saç dökülmesi
-
Duygu durum değişiklikleri
-
Ciddi kilo artışı veya inatçı platolar
Tiroit fonksiyonları, hormon düzeyleri ve insülin direnci mutlaka kontrol edilmelidir.
Strateji Değiştir, Pes Etme
-
Egzersiz rutininizi yenileyin (yürüyüş yerine ağırlık antrenmanı gibi)
-
Öğün zamanlarını ve içeriklerini gözden geçirin
-
Stres yönetimi ekleyin: meditasyon, nefes egzersizi, doğa yürüyüşü
-
Uyku düzeninize dikkat edin
-
Ölçüm yöntemlerinizi çeşitlendirin (mezura, kıyafet, fotoğraf)
Bazen değişimi görmek için değil, devam ettiğinizi hatırlamak için bir adım atmak gerekir.
Sabır Kasını Geliştirmek: Kilo Vermek Bir Maratondur
Hızlı başlayanlar değil, istikrarlı ilerleyenler kazanır. Kilo verme sürecinde sabır bir yetenek değil, öğrenilen bir beceridir. Her duraksama döneminde vazgeçmek yerine; durumu analiz etmek, yöntemi değiştirmek, belki de sadece nefes almak gerekir.
Metabolizmanızı suçlamadan önce, zihninizi nasıl yönettiğinize bakın. Belki de ihtiyacınız olan tek şey, biraz daha sabır ve biraz daha şefkat olabilir.
Diyetisyen Aslı Aktürk ile Bilimsel, Sabırlı ve Sürdürülebilir Bir Yolculuk
Kilo vermek sadece kalori hesabı değildir; duygularla, düşüncelerle ve sabırla örülmüş bir süreçtir. Danışanlarımla birlikte çalışırken sadece “neden kilo veremiyorum” sorusunu değil, “neden hemen sonuç bekliyorum” sorusunu da ele alıyoruz.
Ben, Diyetisyen Aslı Aktürk olarak danışanlarıma gerçekçi, bilimsel ve sürdürülebilir stratejiler sunuyorum. Her duraksama dönemini bir başarısızlık değil, yeniden yapılanma fırsatı olarak değerlendiriyoruz.
Eğer siz de yavaşladığınızı düşündüğünüz noktada pes etmek yerine kendinize yeniden inanmak isterseniz, bu yolculukta size eşlik etmeye hazırım.